Ne Olursa Olsun Başla
Hayatın dönüm noktaları, büyük değişimler ya da yeni başlangıçlar için genellikle bir takvime, özel bir zamana ihtiyacımız olduğunu düşünürüz:
“Ocak ayında başlayacağım.”
“Hafta başında harekete geçeceğim.”
“Yaza doğru düzenimi değiştireceğim.”
Ancak bu bekleyiş çoğu zaman bizi duraklatır, belirsizliğin içinde hapseder.
Oysa ki en doğru zaman, şu an olabilir.
Haziran ayında başla. 18 Haziran’da başla.
Carsamba günü başla.
48 yaşında başla.
Saat 17:45’te başla.
Geç başla, yavaş başla, tereddüt ederek başla.
Ama ne olursa olsun başla.
Çünkü hedefini belirle.
Neye başlamak istediğine karar ver.
Ve başla!
Korkmadan, çekinmeden çık yola…
Kendine güvenerek Koş hedefe doğru.
Sen kararını verir ve yola çıkarsan,
hiçbir engel seni bu yoldan geri alamaz.
—
Başlangıçların Önemi
Bir adım atmak her zaman belirsizlik içerir.
Yeni bir yolculuğa çıkarken endişeler, soru işaretleri ve korkular zihnimizi meşgul edebilir.
Ancak önemli olan, hareket etmek ve değişimi kucaklamaktır.
Başlangıç yapmak, kendimize verebileceğimiz en büyük hediyedir.
Çünkü başlamadığın hiçbir şey ilerlemez.
Bazıları küçük adımların büyük farklar yaratmadığını düşünebilir.
Ancak gerçek şu ki, en büyük başarı hikayeleri bile basit bir başlangıçla doğar.
İlk kelimeni yazmadan bir roman tamamlanamaz.
İlk adımını atmadan uzun bir koşu bitirilemez.
Ve unutma: Hiçbir şey için geç değildir.
—
Kendi Doğru Zamanını Belirle
Toplumun koyduğu takvimlerle, başlama şartlarıyla, beklentilerle kendimizi sınırlamayalım.
Kendi ritmimizi bulalım ve değişime fırsat tanıyalım.
Başlamak için ihtiyacın olan tek şey: Kendin.
O yüzden belirsizliği bir kenara bırak ve adım at.
Şimdi mi? Evet, şimdi!
Yasemin Kafadar
—
Bu satırlar tam da yüreğime dokundu…
Bazen bir Pazartesi’yi, yeni yılı, bir işaret bekliyoruz. Oysa “şimdi” kadar güçlü bir zaman yok.
Geç kaldım sanıyoruz ama asıl geç kalmak, hiç başlamamak.
Teşekkür ederim bu içten hatırlatma için.
Belki de bugün… tam da başlamak için en güzel gün.