Bazen herkes hızla koşarken sen bir adım geride durursun. Dünya senden birkaç kare uzakta gibidir. İnsanlar bunu fark etmez belki ama o duruş, bir pes ediş değil; bilakis bir hazırlıktır. Bir toparlanma, bir iç yolculuk… Fırtına öncesi sessizlik gibi.

Kalmak.
Gitmemek.
Vazgeçmemek.
Bunların her biri bir tercihtir. Belki yorgunluğun, belki kırgınlıkların ardından seçtiğin bir yol. Sen sessiz kalırsın, çünkü artık çok iyi bilirsin: Sessizlik, bazen kelimelerin anlatamayacağı kadar çok şey anlatır.

İçinden gelen o fısıltı sana hep aynı şeyi söyler:
“Bekle… Zaman geliyor.”

Senin planların küçük değil. Kalbini koyduğun, sevdiklerini içine kattığın, umutla beslediğin büyük hayallerin var. Kendinle baş başa kaldığın gecelerde bile içindeki sesi susturmazsın. Çünkü bilirsin:
“Dayan, çok az kaldı.”

Sen azimlisin. Gücünü dışarıdan değil, içinden alıyorsun. Belki incindin ama dağılmadın. Zamanı geldiğinde yeniden açacaksın bir çiçek gibi. Ve o an geldiğinde, kimse senin hangi kıştan geçtiğini bile anlamayacak. Sadece o gülüşün içten içe herkesi ısıtacak.

Çünkü sen;
Sessizliğin içindeki fırtınayı dindiren
Ve her şeye rağmen dimdik duran birisin. 🌿

Yasemin Kafadar