Tatil deyince çoğumuzun aklına “her şey dahil” oteller gelir…
Sınırsız yiyecek, içecek, eğlence… Masmavi bir deniz, açık büfede dizilmiş çeşit çeşit yemekler…
Ne güzel değil mi?
Ama durup bir düşünelim.
Gerçekten o kadar güzel mi?
Her şey dahil konforunun arkasında, gözlerimizi kaçırdığımız büyük bir israf yatıyor. Kiminin tabağında dokunulmamış tatlılar, kiminin masasında yarım kalmış salatalar. Gözümüz doymuş ama vicdanımız aç kalmış.
“Nasıl olsa parasını verdim” diyerek önümüze ne gelirse aldığımız o tabaklar… Aslında sadece yiyecek değil;
birilerinin emeği,
toprağın bereketi,
suyun kıymeti,
ve doğanın dengesiyle dolu.
Ve sonra?
Çöpe gidiyor… Hem de vicdansızca.
💔 İsrafın Sessiz Çığlığı
Bu sadece birkaç kaşık yemek değil.
Arkada neler var biliyor musun?
🍽️ Emek İsrafı: O yemekleri hazırlayan aşçıların, temizlikçilerin, mutfak çalışanlarının saatler süren çabası, çöpe giden bir tabakla yok sayılıyor.
🌍 Doğal Kaynakların Tükenişi: O yemeğin yetişmesi için harcanan su, elektrik, toprak… Küresel ısınmanın eşiğindeyken, boşa harcanıyor.
💸 Ekonomik Kayıp: Otelin bütçesi derken… Aslında hepimizin cebinden gidiyor, haberimiz yok.
🤔 Peki Biz Neden Bu Kadar Duyarsızız?
Belki de o otel odasına girdiğimizde gerçekliği dışarıda bırakıyoruz.
“Ben tatile geldim” diyoruz,
ama duyarlılığımızı da valize koyup dolaba kaldırıyoruz.
Bazen göze güzel görünüyor diye tıka basa doldurduğumuz o tabaklar, aslında içimizdeki boşlukları doldurmuyor.
O yüzden belki de bir dur demeliyiz kendimize.
Bir “yeter” diyebilmeliyiz gözümüzün açlığına.
🍃 Küçük Bir Adım, Kocaman Bir Etki
Biliyorum, dünyayı tek başımıza kurtaramayız.
Ama tabağımızı kurtarabiliriz.
İlk adımı oradan atalım.
✅ Küçük tabak seçelim.
✅ Önce tadına bakalım, sonra tekrar alırız.
✅ Yemeyeceğimiz hiçbir şeyi almayalım.
✅ Çocuklara da bu bilinci verelim.
Otellere de iş düşüyor elbet.
Bilgilendirme levhaları, bilinçli sunumlar, kalan yiyecekleri değerlendirme projeleri…
Ama en büyük iş yine bize düşüyor.
Çünkü o tabağı kimse bizim yerimize hazırlamıyor.
Karar bizim.
🕊️ Tabağımız Kadar Midemiz de Dinlensin…
Her şey dahil diye midemizi sınırsızca doldurmayalım.
Biz nasıl tatile çıkıyorsak,
biraz durmaya, dinlenmeye, rahatlamaya ihtiyaç duyuyorsak…
Unutmayalım ki mide de tatil ister.
Yemek yemek bir ihtiyaç evet ama bilinçli yemek bir sorumluluktur.
Çünkü dolu bir mide, her zaman dolu bir yaşam demek değildir.
Bazen azla yetinmek, hem bedenimize hem ruhumuza en iyi tatili yaşatır.
🌱 Belki de Her Şey Bir Tabağın Başında Başlar…
Tatilin keyfini çıkaralım elbette.
Ama doğayı unutmadan, emeği görmezden gelmeden,
en önemlisi de vicdanımızı uyandırarak…
Bir gün bu yazıyı okuyan bir kişi bile tatilde tabağını bilinçli doldurursa,
belki de koca bir israfın önüne geçmiş oluruz.
Kim bilir?
Bazen değişim bir tatlı kaşığında başlar.
Peki sen ne düşünüyorsun güzel okurum?
Açık büfe israfını önlemek için senin aklında başka çözüm var mı?
Yorumlarda buluşalım, birlikte düşünelim…
Sevgiyle,
Yasemin Kafadar
🌸
Ne kadar derin ve yerinde bir yazı…
“Tabağımızı kurtararak dünyayı onarmaya başlamak” fikri yüreğe dokunuyor.
Azla, özle, bilinçle… Teşekkürler kalemdaşım bu farkındalık için!