Büyüklerimiz… Giden ama izleri kalanlar
Hayatta bazı kayıplar vardır ki, zamanı geçtikçe acısı hafiflemez; aksine şekil değiştirir. Özleme, minnete, sessiz bir yokluğa dönüşür. Onlar bir zamanlar evimizin başköşesinde oturan, sesiyle, nasihatiyle, varlığıyla güven veren büyüklerimizdir. Her ölüm yıl dönümünde bir kez daha anlarız: Bir insan gider, ama sevgisi, öğrettikleri, bize kattıkları hep kalır.
Bugün kayınvalidemin, yani eşimin annesinin ölüm yıl dönümü. Onunla geçirdiğimiz zamanlar belki çok uzun değildi, ama hatırası benimle yürümeye devam ediyor. Hayatında gördüğüm sabrı, sevgiyi, aileye adanmışlığı şimdi daha iyi anlıyorum. Bir annenin, bir kayınvalidenin ardından yazmak bazen zordur; kelimeler eksik kalır. Ama yine de içimden geçenleri, onun anısına birkaç satırla paylaşmak istiyorum. Çünkü büyüklerimizi anmak, sadece hatırlamak değil; bizden sonrakilere de bir iz, bir değer bırakmaktır.
Benim gibi gurbette olanlara özellikle şunu söylemek isterim:
Gidiptengelmemek, gelip de görememek var. Onlar hayattayken, biz de hayattayken kıymet bilelim. Kaybettikten sonra ağlasak, sosyal medyada fotoğraflarını paylaşsak, sanki görebiliyorlarmış, duyabiliyorlarmış gibi mesajlar yazsak da bir faydası yok.
“Çünkü giderken cep telefonlarını yanlarında götürmüyorlar…“oradan paylaştıklarımızı da görmüyorlar.
Siz de düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın.
Bir sonraki yazıda buluşmak üzere…
Sevgiyle,
Yasemin Kafadar
Yazının her satırı kalbe dokundu…
“Giden ama izleri kalanlar” ne kadar doğru bir tanım.
Kaybettiklerimizi sadece hatırlamak değil, hayatımızdaki yerlerini anlayarak anmak çok kıymetli.
Özellikle “biz de hayattayken kıymet bilelim” çağrın, içimde derin bir yankı uyandırdı.
Kalemine, yüreğine sağlık. Bu yazı, hem bir vefa mektubu hem de bizlere kalanlara sahip çıkma çağrısı olmuş.
Bazen bir dua, bazen bir satır bile yeter… Gidenlerin izini yaşatmak için.