Güven… İnsan ilişkilerinin en hassas temeli.
Ama unutmaman gereken çok önemli bir gerçek var: önce kendine güvenmek. Çünkü kendine güvenmeyen, başkasına da sağlıklı güvenemez.
Sen çoğu zaman hayatını başkalarına emanet ediyorsun. Çocuğuna, eşine, dostuna… Sanki onların gücü hiç tükenmeyecekmiş, seni hiç yarı yolda bırakmayacakmış gibi düşünüyorsun.
Ama asıl sorun şu: Neden kendini garanti altına almak yerine başkalarına kayıtsız şartsız güveniyorsun?
Çocuğuna Güveniyorsun
Yıllarca emek veriyorsun, büyütüyorsun. İçinde de şu inancı taşıyorsun: “Ben ona baktım, o da bana bakacak.”
Ama çocuğunun da kendi hayatı, kendi mücadelesi var. Belki gücü yetmiyor, belki imkânı el vermiyor. Bazen de gerçekten unutup gidiyor.
Ve sen kırılıyorsun.
Burada sorun güvenmek değil; beklentini gerçekçi kurmamak.
Eşine Güveniyorsun
Evlilikte güveniyorsun: “Yanımda olacak, mutlu edeceğiz birbirimizi.”
Ama yıllar geçtikçe gerçek yüzler ortaya çıkıyor. Hayal kırıklıkları, aldatmalar, anlaşmazlıklar… Ve bir gün kendine şu soruyu soruyorsun: “Ben ne yaparım, tek başıma?”
Sorun eşine güvenmen değil, kendini tamamen bırakman. Oysa biraz birikim yapmak, kendi gücünü korumak güvensizlik değil; bilakis tedbirdir.
Dostlarına Güveniyorsun
Zor zamanlarında yanlarında olmalarını istiyorsun. Ama dostların da insan. Onların da yükleri, fırtınaları var. Belki yanında olmak isterler ama güçleri yetmez.
Sen ise sadece kendini düşünüyorsun: “Yanımda olmadı.” diyerek kırılıyorsun.
Beklentilerin Gerçeklerle Çatışıyor
Asıl problem, senin beklentilerin.
Çünkü hep şunu düşünüyorsun: “Benim ihtiyacım var, o da yanımda olmalı.”
Ama hiç sormuyorsun: “Onun buna gücü var mı?”
İşte bu yüzden güven çoğu zaman hayal kırıklığına dönüşüyor.
Güven ve Tedbir Arasında Denge Kurmalısın
Güven olmadan bağ kurulmaz. Ama kayıtsız şartsız güven de kırılmaya davetiye çıkarır.
Doğru olan, hem güvenmek hem de kendi tedbirini almaktır.
Çocuğuna güven ama kendi geleceğini de hazırla.
Eşine güven ama kendi ayaklarının üstünde durmayı unutma.
Dostlarına güven ama onların da insan olduğunu hatırla.
Çünkü güven, evinin kapısını açmak gibidir.
Kapıyı aralarsın, içeri buyur edersin. Ama anahtarı hemen teslim etmezsin.
Son Söz
Önce kendine güven, sonra başkalarına.
Çünkü gerçek güven, başkasına değil, önce kendine inanmakla başlar.
Geri kalan ise sadece paylaşım ve yol arkadaşlığıdır.
Yasemin Kafadar